Mektup

*14.10.1956, Eskişehir, Turkey lives in: Istanbul, Turkey Haydar Ergülen was born in 1956, in the northwestern Turkish city of Eskişehir, and studied Sociology at the Middle East Technical University in Ankara. Today he is one of the most prolific and significant poets in contemporary Turkish literature. mektup (definite accusative mektupu, plural mektuplar) letter (written message) Turkish Etymology . Borrowed from Arabic ... Haluk Levent ‎– Mektup Label: Prestij Müzik ‎– 042 Format: CD, Album Country: Turkey Released: 10 Oct 1997 Genre: Rock. Style: Folk Rock. Tracklist Hide Credits. 1: Mektup Written-By ... Kocaeli F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Avrupa Parlamentosu (AP) Milletvekili Andreas Schieder’a mektup gönderdi. Yüksekdağ’ın gönderdiği mektup şöyle: “Sevgili Andreas Schieder… Mektubunuzu aldım. Gösterdiğiniz ilgi ve duyarlılık ... Directed by Özhan Eren. With Tansel Öngel, Nesrin Cavadzade, Hüseyin Avni Danyal, Bülent Sakrak. Pilot Captain Salih Ekrem is a young air officer and one of the first Ottoman pilots. He lost his wife during the birth of his little daughter, Gülmelek. In February 1915 with the first assaults of the British fleet, Salih Ekrem entrusts Gülmelek to her grandmother's care and leaves Istanbul ... Directed by Ali Özgentürk. With Tarik Akan, Necdet Mahfi Ayral, Ihsan Bilsel, Asli Bülbül. A man researches the death of his political activist father while in police custody. My friend and I were wandering in Istiklal Caddesi when we came across Mektup. We decided to spend the night there. Fortunately for us, one table was free. The atmosphere was great and we really enjoyed ourselves. Good food and drinks. The music was terrific and people that night really liven things up!!! Cezaevine mektup örnekleri, cezaevindeki annesine, babasına, abisine, kardeşine, kız kardeşine, dayısına, amcasına kısacası cezaevindeki yakınlarına mektup göndermek isteyenlerin en çok aradıkları şeylerden biri. Yazıda cezaevine yazacağınız mektuplarda nelere dikkat etmeniz Mektup whelped a total of 8 litters between 1975 and 1982 (43 Progeny). Mektup produced dogs which were sound, long lived and adaptable, and she herself was hip-x-rayed HD clear and lived a long happy life with Natalka ruling the roost until her death in 1987 from kidney failure.

Turkish News and Discussion

2008.08.27 05:31 Turkish News and Discussion

This subreddit is for news and discussion about Turkey. Posts both in English and Turkish are welcome. Bu subreddit Türkiye ile ilgili haber ve sohbet ortamıdır. Türkçe veya İngilizce yazabilirsiniz.
[link]


2019.06.09 20:40 furkantopal KGBTR

Türkiye'nin en özgürlükçü topluluğu! Türk internetinin efsanesi "krdş grup bura ne beklion (KGB)" çıldırmaya burdan devam ediyor. Türkiye'nin sosyal medyasına birçok jargon, motto ve yeni mizah anlayışı kazandıran KGB grubu, üyelerin gruba, grubun da üyelerine fayda sağladığı özel bir oluşum. KGBTR, her şeyin özgürce sansürsüz bir şekilde konuşulduğu samimi ve kaliteli bir topluluktur. KGBTR'ye destek ol: https://kreosus.com/KGBTR This community is only for Turkish speakers...
[link]


2020.09.26 18:43 Educational_Zombie31 56/5000 Sevgililer Günü İçin Mükemmel Aşk Mektubu Nasıl Yazılır?

56/5000 Sevgililer Günü İçin Mükemmel Aşk Mektubu Nasıl Yazılır?

https://preview.redd.it/4e5yfupitip51.jpg?width=720&format=pjpg&auto=webp&s=011857de3eb0d53e4c81c3e08646862a0d704510
Çiçekler, çikolatalar ve domuz pastırması harikadır, ancak sevgilinizi bu Sevgililer Günü'nde gerçekten mutlu etmek istiyorsanız, neden bir aşk mektubu yazmayı denemiyorsunuz?
Aşk koçu ve vaftiz annesi Renee Suzanne ile mektubu sevmelerinin neden bu kadar özel olduğunu kontrol ettik. Renee'ye göre:
Edebiyat dahisi olmanıza gerek yok. Oturup bir kağıt kalem alıp aslında bir aşk mektubu yazmak için zaman ayırdığınız şey - o kişi hakkında ne düşündüğünüz ve ona ne kadar saygı duyduğunuzdur.

Aşk mektupları dijital çağda ölmekte olan bir sanat olabilir, ancak Y kuşağının etrafında olmak için sebepler var. Gereken zaman, özen ve kişiselleştirme düzeyi, onları hem verme hem de alma açısından inanılmaz derecede anlamlı kılar.
Ayrıca, herhangi bir metin mesajının veya snap'in aksine bunlar fiziksel bakımdır. İşte Renee'nin soruna eklediği şey:
Aşk mektubu somut bir öğedir - bir kişinin el yazısını, seçtiği kağıdı görebilirsiniz. Elinde tutabilirsin. Bu, o kişinin ve onun size olan hislerinin fiziksel bir hatırlatmasıdır.
Romantik partnerinizi etkilemeye hazır mısınız? Eşinizin yıllarca değer vereceği sevgiliye mektup aşk mektubu yazmak için başarısız olmayan ipuçlarımız.
Planlayın
"Önce yazın, sonra düzenleyin" makalesini biliyorsunuz, "Bir aşk mektubu yazmak için oturmak korkutucu gelebilir. Mektubunuzu bir kerede sevgililer günü bitirmek için yazmaya çalışmak yerine kendinize biraz zaman verin.
Dahil etmek istediklerinizi yazarak başlayın. Henüz mükemmel kelimeleri bulma konusunda endişelenmeyin, sadece tüm düşüncelerinizi ve fikirlerinizi ifade edin.
Hedef kitlenizi tanıyın!
Bir aşk mektubu yazmak çok kişisel ve samimi bir konudur. Mesajınızı nasıl ileteceğiniz içeriğe, tona ve alıcıya bağlı olacaktır.
Sevgiliniz komik bir tebrik kartına tatlı bir not yazmayı veya güzel bir istasyonda aşkınızın beş sayfalık bir ilanını yazmayı sever mi?
El yazısıyla yazılmış bir mektup yaygındır, ancak eşinizin mesajınızı bir e-posta veya Facebook veya pasta kreması yoluyla yazılı olarak almaktan gerçekten mutlu olacağını düşünüyorsanız, o zaman her zaman bunun için gidin.
Partnerin senin en sevdiğin anın
Birlikte en sevdiğiniz anılarınızdan bazılarını kendinize hatırlatın. İlk randevunuz veya nişanlandığınız gün gibi, sizin için bir çift kadar önemli olabilir Veya sevdiğiniz ama nadiren bahsettiğiniz küçük gündelik şeyler olabilir, sabahları sizi yüzünde bir gülümsemeyle uyandırma şekli ve jawan gibi tatlı bir yol. Veya ikinizin de paylaştığı aptal içsel şakayı.

Partnerinizin hayatınızdaki etkisi
Partneriniz büyümenize, değişmenize ve kendinizin daha iyi bir versiyonu olmanıza nasıl yardımcı oldu? Onlar hakkında neye minnettarsınız?
Bunlar senin rockın mı, ponpon kızın mı, desteğin mi? Sizi strese sokuyorlar ve size ilham veriyorlar mı?
Tatlı bir bitiş
Sonunda "All My Love" gibi basit bir onay veya sevginizin, bağlılığınızın ve geleceğe dair beklentinizin daha uzun bir beyanına sahip olabilirsiniz - "Her gün ruh eşimi bulduğum için ne kadar şanslı olduğumu merak ediyorum. Yapamam aşkım!
submitted by Educational_Zombie31 to u/Educational_Zombie31 [link] [comments]


2020.09.25 20:45 KimyAdrian Azur Kral – Bölüm 142 – Altın Kolye, Mektup ve Yükselişin Kıyameti. Azur Kral – Bölüm 142 – Altın Kolye, Mektup ve Yükselişin Kıyameti ** 142 - Altın Kolye, Mektup ve Yükselişin Kıyameti Deniz Parvana kolyeyi fark et...

Azur Kral – Bölüm 142 – Altın Kolye, Mektup ve Yükselişin Kıyameti. Azur Kral – Bölüm 142 – Altın Kolye, Mektup ve Yükselişin Kıyameti ** 142 - Altın Kolye, Mektup ve Yükselişin Kıyameti Deniz Parvana kolyeyi fark et... submitted by KimyAdrian to u/KimyAdrian [link] [comments]


2020.09.25 16:38 hasancann0 Agalar daha uzundu aslında Kanuni nin gönderdiği mektup

Agalar daha uzundu aslında Kanuni nin gönderdiği mektup submitted by hasancann0 to akagas [link] [comments]


2020.09.24 11:34 style35 Atatürk’e Mektup Ata’ya Yazılmış Mektuplar

Atatürk’e Mektup Ata’ya Yazılmış Mektuplar submitted by style35 to u/style35 [link] [comments]


2020.09.19 10:12 tarihsel_maddeci Hikmet Kıvılcımlı – Çetin Altan’a Açık Mektup

Hikmet Kıvılcımlı – Çetin Altan’a Açık Mektup submitted by tarihsel_maddeci to komunizmturkiye [link] [comments]


2020.09.18 13:09 gundeminadresi01 Mektup Örnekleri

Mektup Örnekleri
https://www.mektup.gen.t
#mektupörnekleri
submitted by gundeminadresi01 to u/gundeminadresi01 [link] [comments]


2020.09.18 10:42 haberinadresi01 Mektup Örnekleri

Mektup Örnekleri
https://www.mektup.gen.t
#mektupörnekleri
submitted by haberinadresi01 to u/haberinadresi01 [link] [comments]


2020.09.17 14:15 T4LK- LORDUN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUM HAKKINDA.

Dostlar Merhaba size maalesef mutlu haberler veremeyeceğim. Daha önce Raçetta'nın da açıkladığı gibi maalesef Furkan 14 Eylül günü yakalanmıştır. Furkan Cezaevinden firar durumundaydı. Cezaevine girme sebebini aşağıda ki belgeden okuyabilirsiniz. Lord tekrar içeri girmesi durumunda bu belgeyi yayınlamamız için bize göndermişdi. Şu anda Furkan'ın nerede ne durumda olduğunu hakkında bilgimiz mevcut fakat bazı şeyler netleşene kadar hatta belki netleşse bile paylaşmayabiliriz. Sorumlusu olduğum fon içerisinde bulunan KALAN 1430 TL bakiye ile birlikte tamamen Furkan'ın ihtiyaçları için kullanılacaktır. FON MAALESEF ARTIK SONA ERMİŞTİR. FURKAN OLMADAN FONA DEVAM ETMEK İSTEMİYORUZ. Yakın zaman da Lorda mektup atabilmeniz için mektup adresi ve cezasının ne kadar olduğunu bildiren bir duyuru daha geçeriz. Bu durumlar dışında grup aynı işleyişi ile şimdilik devam edecek. Furkanla ilk gorusmemizden sonra grup bilgilendirelecektir. Lütfen nerede nasıl yakalandı gibisinden sorular sormayalım. Kişisel olarak Furkan hakkında çok yazmak istediğim şeyler var fakat yeri değil o sebeple inancınız ne olursa olsun Furkan için iyi şeyler dilemenizi istiyorum. Teşekkürler
Link : https://hizliresim.com/rnbaXK
submitted by T4LK- to KGBTR [link] [comments]


2020.09.14 09:50 griljedi GRRM 2016 Söyleşileri

- 2015 yılında, yapmaya karar verdiğini söylediği twistin, GoT dizisi için mümkün olmayacağını çünkü kitaplarda hala yaşayan ilgili bir karakterin dizide öldüğünü açıkladı(Elbette bir sürü karakter öldü ve bazıları hiç eklenmedi ama küçük yan karakterleri konu dışına atabiliriz diye düşünüyorum).
- Yüzsüz Adamlar hakkında...
Biliyorsunuz, suikastçilerden oluşan bir loncaya sahip olmak, yaygın bir fantezidir. Suikastçılar loncasını icat eden ilk kişi ben değildim; Biliyorsunuz, bu büyük ölçüde bir fantezi kinayesidir. Tarihte bunun için çok fazla kanıt yok. Şey ... tek kanıt, Orta Doğu'da bulunan Assassins (Haşhaşiler) adlı bir grubun olduğu ve Orta Doğu'daki insanları öldürmek için suikastçılarını gönderen Dağın Yaşlı Adamı adında bir adam olduğu, orası yüzyıllardır insanları öldürdükleri yer ama suikastçıların fantezi loncaları gibi değillerdi, bu yüzden ona kendi yorumumu koymaya karar verdim. Aslında birkaç farklı suikastçı loncası kurdum, sadece Yüzsüz Adamlar değil, Hüzünlü Adamlar ve hepsi.
Yüzsüz Adamlar felsefesinde biraz var; onlar- bazı açılardan onlar bir ölüm tarikatı ve bu dinsel bir temel, ben de bunu düşündüm ve ondan çıkarım yaptım. Gerçek dünyada daha fazla ölüm kültüne sahip olmamamıza şaşırdım, çünkü bana öyle geliyor ki, eğer bir şeye tapacaksan, ölüm oldukça iyi bir şey çünkü biliyorsun, mesela, bizim bütün bu dinlere sahibiz; sana ölümsüz hayat sözünü verirler. Hiçbiri onu teslim etmiyor. Diğer tüm dinlerdeki herkes zaten ölür, bu yüzden kazanan ölüm kültüdür. Ölüm kültü gerçekten ölüme yol açabilir. "Gelin ve bizimle ibadet ederseniz ölürsünüz." Evet, muhtemelen yapacaksın! Öyleyse ... neyse. Bunu aldım ve onunla koştum.
- GRRM, kendini pro-seks feminist olarak tanımlıyor, yani pornogrofinin ve seks işçiliğinin kadını aşağıladığını ve sömürdüğünü ve buna karşı olduğunu.
- Soru üstüne Arya’nın yakında çiçek açacağını ve ileride Arya ve Gendry’nin yeniden buluşacağını söyledi.
- GRRM Dorne hakkında konuştu! Şovu tam olarak reddetmiyordu ama bunun hakkında söyleyecek iyi bir şeyi yoktu. Bir adam, 6. sezonun onun için kitapları bozup bozmayacağını sordu. "Dizide olanların kitaplarda olacağını düşünme, dizi tamamen farklı. Kitaplar öyle olmayacak." gibi bir şey söyledi. Gerçekten ondan(show) hoşlanmadığını hissedebiliyordunuz.
- Yemekte asistanı Joanna bana bazı grafik romanların resimlerini yapan diğer asistanının "süper gizli" bir şey üzerinde çalıştığını söylediğini söyledi ve biraz sonra George masamdayken, bana Bloodraven'ı da içeren daha fazla hikaye üzerinde çalıştığını söyledi. İlk önce D&E öykülerinde Kışyarı'nın Dişi Kurtları olasılığı beni heyecanlandırdı ama sonra ben deh gibiydim, muhtemelen Winds ve sanat asistanı başka bir şey üzerinde çalışıyordu(Sonra bunu tekrar doğruladı, muhtemelen 6. kitap için Kankuzgun’u sahneleri yazıyordu).
- Targ ve Targ Olmayan Teorisinden bahsetmiş ve “İlginç, çok şey biliyorsun” cevabını vermiş(Bilmeyenler için; annesi Targ olmayan ilk doğan Targlar, anneye çekerken sonrakiler babaya çekiyor. Bknz; Rhaegar’ın kızı anneye, oğlu babaya; diğer anneden olma oğlu Jon da annesi Lyanna’ya benziyor).
- 2016’daki Bağış Yemeğindeki söyleşisi sırasında, gelmeden önce, Cersei sahnesi üzerinde çalıştığını söylemiş.
- GRRM, sanat ve oyun gibi şeyler için bazı alt lisanslar çıkardığını söyledi. GRRM ayrıca HBO'nun hikayenin tv versiyonunun tam benzerlik haklarına sahip olduğunu, yani Dany'nin Emilia'ya benzediği resimler yapılamayacağını belirtti. Kendisine iki kez sorulmasına rağmen, HBO ile kendisi arasındaki duyguda gerçek bir bağdan kaçınmakta çok dikkatliydi.
- GRRM, filmlerin kitaplardan çok uzaklaştığında nasıl nefret ettiğini söyledi(Anlayan anladı, bize sor bir de Martin! :D ).
- Bir seyirci GRRM'ye sordu: “Game of Thrones TV dizisi kitaptan uzaklaştıkça, bu, hayran kurgu hakkındaki görüşlerinizi değiştirdi mi veya herhangi bir şey yaptı mı?
GRRM'nin Yanıtı: "Hayır. Telif hakkı ihlali olduğu için hayran kurgusuna karşı çıkmaya devam ediyorum. Tabii ki HBO, bana para dolu büyük damperli kamyonlar ödeyerek bunu aşıyor. Öyleyse, evimin önüne parayla dolu büyük bir damperli kamyonla gelmek isterseniz, size biraz hayran kurguları yapmanıza izin vermeyi düşünebilirim ama o zaman bunu hayran kurgusu olarak görmeyeceğim. Bunu bir alt lisans olarak düşünürdüm. Oyun, kart oyunları ve jeton vb. Yapan kişilere birçok alt lisans yapıyorum. Ancak Harlan Ellison, yıllar boyunca çok sesli olduğu bu kurala her zaman sahipti. Onun hakkındaki konuşmasını YouTube'da bulabilirsiniz ve bence John da sanatçıya para ödemek zorunda olduğunu düşünüyor çünkü bu şekilde hayatımızı kazanıyoruz. "
(Yıllardır dizi için D&D’nin Hayran Kurgusu demiştim ve 2016’da GRRM aslında beni resmen onaylamış. Daha ne diyelim? :D )
- Martin, kimsenin Kankuzgun’unu sevmediğini düşünüyor (ben seviyorum cicim).
- Arkadaşım, Jon ve Arya arasındaki romantizm (teori) ilişkisini sordu, Jon’un Ygritte’de gördüğü Arya bağlantısını gündeme getirdi. GRRM, evet ya da hayır diye bir cevap vermedi. Onun yerine Ygritte’in, Jon’un, yanında rahat hissettiği kadınlık seviyesi olduğunu ifade etti. “Bunun bir romantizm göndermesi olduğunu düşünmüyorum, bu belirli bir fiziksel tipe bir göndermeve Jon’un takdire şayan bulduğu şeyin bir göstergesi. Bu sanki birinin size birini hatırlatması gibi, biliyorsunuz... Diğer insanlar, orada yaşayan küçük kemirgenlere benzeyen saçlar yüzünden rahatsız olabilir. (Jon) Buna alıştığı için onu rahatsız etmiyor. GRRM şimdi koridorda "Geçmişteki bazı şeylerin bu kadar güçlü bir foreshadowing olmamış olmasını dilediğini" ve "bazı yeni şeylerin o zaman daha güçlü bir foreshadowing olmasını dilediğini" söyleyerek bitirdi.
- Bunun yerine George, (kitabın) taslağının ofis binasına asılmasına ve birinin fotoğraf çekip bunları paylaşmasına "kızdığını" söyledi. Bunun sadece kendisi ve yayıncı için bir mektup olduğunu söyledi. Bunu söylerken çok kararlıydı ve yüzünde görebiliyordunuz. Daha sonra, taslaklar yazmakta, kitap teslim tarihlerini belirlemekte iyi olmadığını ve taslaklarda sık sık "b*k uydurduğunu" ve "karakterlerin yol boyunca değiştiğini" söyledi. Yan not: Geçmiş röportajlarda başka şeyler söylediğini biliyorum(karakterlerin sonlarını 91’den beri bildiğini ve hiçbir zaman değişmediğini sayısız kere söylemesi meselesi, bu yüzden muhtemelen Jaime gibi karakterler için konuşuyor olabilir), bu yüzden bunu istediğiniz gibi yorumlayın. * "Alıntılanmış" kelimeler aynen onun sözleridir.
- Ona Bran / Orman Dansçıları / Pinokyo teorimi sordum. Pinokyo'nun Bran hikayesinde sahip olduğu görünüşte ağır etkiye dikkat çektim ve o da "İlginç" diye yanıtladı. (Pinokyo)Disney filmini görüp görmediğimi sordu çünkü bu onun "en sevdiği" Disney filmi ve ne kadar "karanlık ve rahatsız edici"idi. Kitapları okuyup okumadığımı da sordu ve sonra kitap ve film arasındaki farklara değindi. George, o sırada Pinokyo'nun vicdan istemediğini ve kendisine bir vicdan vermeye çalıştığı için cırcır böceğini ezdiğini söyledi. Birisi araya girdiğinde Bran'ı Pinokyo ile ilişkilendirmeye başladı. Bunun bir çeşit dikkat dağıtıcı taktik olduğuna inanıyorum çünkü bir şeylerin peşinde düşmüş olabilirim. Sonra durup cevabının sonraki bölümünü düşünürken, başka bir kadın Shakespeare'in onu nasıl etkilediğini sordu. Bu arada, bu Shakespeare sorusu halka açık tartışma panellerinde en az iki kez daha sorulmuştu.
- Doğrudan gerçek kitaplardaki referanslardan söz etmeye başladı, o zamandan bugüne taslaktaki "farklılıklara" gitti. Ana beşlinin oyun sonunu, ve Sansa’yı da dahil ederek, Demir Tahta kimin oturacağını hala bildiğini söyledi, ancak herhangi bir ayrıntı vermedi bariz nedenlerden dolayı.
(Şimdiye kadar çevirdiğim bu söyeleşi karmaşık bir şekilde sıralanmış, bir yerde bahsedip sonra ileride tekrar bahsedip ayrıntıya giriyor veya arada başka bir şey bahsedip devame diyor gibi, anormal. Bu yüzden tekrar tekrar sorulmuş gibi düşünmeyin bazı şeyleri.)
- (Jon-Arya meselesine devam) Pekala, bunu benden daha fazla düşündün. Demek istediğim, Jon Arya'ya çok düşkün. Burada Stark ailesi yuvasındaki iki garip kuştu. Diğerleri, birbirlerine benziyorlar, ikisi de kahverengi saçlara sahipti, biliyorsunuz, Sansa ve Bran ve Rickon ve Robb'un kumral-kızıl saçlarının aksine. Yani aralarında her zaman bu yakınlık vardı. Ve bilirsiniz, Arya Jon'un bir piç olduğunu umursamadı ve Jon da Arya’nın bir erkek fatma olduğunu umursamadı, bu yüzden orada bir yakınlık var. "
- [Jon'un sevgilisini kız kardeşiyle karşılaştırmasıyla ilgili soru (ama olayı çok baya başka noktaya geçirip, başka şeylerden bahsedip, sonunda bir şeyler bağlıyor)] "O(Jon) yaptıysa, uhm ... Bu kitapları 1991'de yazmaya başladım ve uhm, 91'de üzerinde çalıştım ve sonra bir televizyon oyunu aldım, bu yüzden onu gerçekten 'Doorways' üzerinde çalışmak için bir kenara bıraktım. 92-93'te tv pilotu ve bir televizyon programı yaptım. 94'te ona [kitaplar] geri döndüm ve üzerinde çalıştım. Biliyorsun, o zamana kadar, yazar olarak kariyerimde, satış öncesinde kitabın tamamını hep daha önce yazmıştım. Bu alışılmadık bir durum. Çoğu yazar bölümler ve bir taslak yazıyor. Birkaç bölüm yazıyorlar, kitabın geri kalanının ana hatlarını veriyorlar, bunu yayıncıya veriyorlar ve yayıncı 'tamam, onu alacağım' diyor.
"Bazılarınızın fark etmiş olabileceği gibi, çok çok dikkatli bir şekilde ilgilenenler, son teslim tarihlerinde iyi değilim. Ve, uh, taslaklarda da iyi değilim. Her zaman taslaklardan nefret ettim. Fevre Dream ve Armageddon Rag ile Dying of the Light ve tüm romanlarım ile kitabın tamamını yazdım. Bölümler ve taslaklar yapmadım. Oturdum, bütün bir kitap yazdım ve ajansıma gönderdim. 'Bakın, işte tam bir kitap ve bitti' dedim. Bu şekilde son teslim tarihim olmadı, piyasaya çıkmadan önce bitti. Ve benim için iyi çalıştı. Ve ilk düşüncem bunu aynısını yapmaktı bir şekilde ama olan şey, biliyorsunuz, 1994'te, ona döndüğüm ve üzerinde çalışıyordum ve bu konuda çok heyecanlıydım ve 'Bu Game of Thrones kitaplarını gerçekten sonraki bölümlerini bitirmeyi istiyorum ' . Ama hala Hollywood'daydım ve Doorways’deki tüm bu temelleri kaybettim, hala oradaydım ... Stüdyolar ve Networklar hala benimle çalışmak istiyor, bu yüzden başka işler alıyorum "Bu filmi senin yazmanı istiyoruz", "başka bir tv pilotu yapmanı istiyoruz" gibi. Ve biliyorsun, onlardan birkaç tane aldım ve 'Aman tanrım, kitabı tekrar kaldırmam gerek' dedim. Çünkü [kitap için] son tarihim yok. Biliyorsunuz, Hollywood'u düşündüğünüzde size bir son tarih verecekler, bilirsiniz, 'burda oğlum, bu filmi yaz, üç ay sonra istiyoruz' diyorlar.”
"Bu yüzden, 'Bak, romancı olmaya geri dönmek istersem, bitmemiş olsa bile bunu satmak zorunda kalacağım' dedim. O noktada 200 sayfalık Game of Thrones'um vardı ama onlar bunu istediler "Taslaklar yapmıyorum. Ne olacağını bilmiyorum, giderken çözüyorum. Ve hep böyle yaptım." dedim. Hayır, bir taslak hazırlamamız gerekiyordu. Bu yüzden iki sayfa yazdım, ne olacağını düşündüğümle ilgili iki sayfalık bir şey. Bir üçleme olacak, üç kitap olacak, Game of Thrones, the Ejderhaların Dansı. ve Kış Rüzgarları Bunlar üç pencere başlığıydı. Ve, uh, üç kitap olacak ve bu olacak ve bu olacak ve bu olacak. Ve ben uyduruyordum.”
"Ve bu iki sayfanın çoktan unutulduğunu düşünmüştüm çünkü elbette kitaplar satıldı. Her ikisi de Amerika Birleşik Devletleri'nde ve İngiltere'de satıldı. Daha fazla Hollywood işi almak zorunda kalmayacağım kadar çok paraya sattılar. Böylece etrafta 'hayır' diyebildim. 94 ve 95'te bitirmek için birkaç tane daha az [???] vardı. Bir kere ‘hayır, artık daha fazla tv show istemiyorum, bu kitapları yazmak istiyorum” dedim ve kitapları yazmaya başladım. Ve bu süreçte, taslağı hemen hemen göz ardı ettim. Karakterler beni tamamen farklı yönlere götürdü. Yani, 20 yıl boyunca o iki sayfalık şeyin var olduğunu bile unutmuşum. Ve sonra İngiliz yayıncım HarperCollins'den biri, yeni bir ofis binasına, uh, yepyeni ofislere, yeni konferans odalarına, kitaplarla ve benzeri şeylerle dekore ettikleri büyük konferans odalarına kavuştu. . Konferans odalarına yazarların adını verdiler, yani konferans odalarından biri [?] Ve bu plastik vitrinlerden birine iki sayfalık taslağı astılar, evet. [??], benden izin istemediler, sadece koydular. Ve bu iki sayfalık taslakta Jon ve Arya romantik bir öğe haline geliyor. "
(Sonra yine en yukarıda “işte bunun romantizm göstergesi olduğunu sanmıyorum... ile başlayan paragraf geliyor ve sonra 5 dakika kaldı, diye bir şey söyleniyormuş ve GRRM devam ediyormuş.)
"Biliyorsunuz, bu taslağın ortaya çıkmasına çok kızmıştım. Olmamalıydı. Bunun gibi ana hatlar ve mektuplar yalnızca editörün gözleri içindir. Kamuya açık gösterilmemelidirler. Ve, uh, onlar ayrıca [?] [?] üzerindeki kağıtlarım, tüm makalelerim ve yazışmalarım. Biliyorsunuz, o şeyleri oraya yıllardır gönderiyorum ve bu, bilirsiniz, gelecekteki bilim adamları için veya her neyse, tıpkı diğer birçok yazar gibi. Her nasılsa, kafamın arkasında 'evet, öldüğümden 20 yıl sonra bir bilim adamı girip onları bulacak' gibiydim. Hemen içeri giriyorlar! "
[1991 sonuyla devam edip etmediğini soruyorum]
- "Evet, yani nereye gittiğimi bilmediğimi söylediğimde kısmen şaka yaptım. Ana fırça darbelerini biliyorum ve ana fırça darbelerini 1991'den beri biliyorum. Kimin Demir Taht'ta olacağını biliyorum. Bazı savaşları kimin kazanacağını biliyorum, ana karakterleri; kimin öleceklerini ve nasıl öleceklerini, kimin evleneceğini ve tüm bunları biliyorum. Ana karakterler. Tabii ki yolum boyunca bir bir çok küçük karakter, bilirsiniz, ben, uhm ... 1991'de Bronn'un nasıl olacağını biliyor muydum, Bronn'a ne olacağını? Hayır, Bronn adında bir adam olacağını bile bilmiyordum. Onu yol boyunca keşfettim. 'Tamam, (Tyrion)kaçırılıyor. Bakalım orada bir çift paralı asker var, isimleri Fred ve Bronn' yazıyordu. Aslında Bronn ve Chicken'dı ve onlardan biri öldü, bir yazı tura attım 'tamam, kim öldü? Tavuk öldü, çünkü adı aptalca. Bronn daha iyi bir isim, bu yüzden Bronn'u koruyacağım.' Ve sonra Bronn oldukça ilginç bir karakter haline geldi ve bu karakterlerin çoğu kendi akıllarını kazanıyor. Siz konuşana kadar öne doğru itiyorlar ve havalı bir söz düşünüyorsunuz ve Bronn'a veriyorsunuz çünkü konuşmaya çalışıyor ve şimdi Bronn havalı bir şey söyleyen biri. [?] Karakterler bu şekilde sizde büyüyor. Bu yüzden hala yol boyunca küçük karakterlerin çoğunu keşfettiğim. Ama ana-"(cümle tamamlanmamış? Peh)
[Arya'nın ve Jon'un kaderini bilip bilmediği soruldu.]
- "Tyrion, Arya, Jon, Sansa, bilirsiniz, tüm Stark çocukları ve büyük Lannisters, evet."
(Yeminle şu ana kadar çevirdiğim en karmaşık söyleşi bu oldu, muhtemelen aktaran arkadaşın kendisinden kaynaklı çoğu ve GRRM de baya çelişkili ve yarımlı ve aktaranın bile anlamadığı bazı cümleler kurmuş. Ne diyon abi sen? Sıfırdan şimdi her şeyi tekrar daha düzenli anlat lütfen. :D Neyse şimdi başkalarına geçiyoruz, burası bitti.)
- En çok hangi karakterle ilişki kurduğu sorulduğunda “hepsiyle ilişki kuruyorum. Onlara sempati geliştiriyorum. Empati, her yazarın meydan okumasıdır. Yazmayı öğretirken insanlara ‘bildiklerini yazmak’ yerine tam tersini yazmanı söylüyor. Derileri içinde dolaşmaları gerekiyor.”
- Jon ve Robb olmak ister ama gerçekten Sam gibi (Aslında bu son dönemlerde Sam’e benziyorum açıklamalarını ilginç buluyorum çünkü ilk yıllardan beri kendisini Tyrion ile özleştirdiğini gördüm ama sanırım artık öyle olmadığını anladığı bir aydınlanma yaşadı).
- Aeron'un inancını paylaşmadığını ancak ilginç bulduğunu söyledi. İnancı sayesinde kendini bir arada tutan paramparça bir adam.
- "Brienne, zincirden örülmüş zırhlı bikini giyen DND kadın savaşçılarına cevabımdır"(Saygılar usta, aldık mesajı, seni anlıyor ve sonuna kadar bu konuda destekliyorum).
- Birisi Arthur Dayne'in öldüğünü doğrulamak istedi. "HİÇBİR ŞEYİ ONAYLAMIYORUM. 1000 aptal teorinin hüküm sürmesine izin verin ”(GRRM, ben senin....)
- Sancaksık Kardeşlerin neden R’hllor inancına geçtiği soruldu. “Çünkü onlar birinin ölümden döndüğünü gördüler. Birinin ölümden dirildiğini görsem ben de o dine girerdim.
- Birisi Brandon Stark'ın Kral Toprakları'na gittiğinde Rhaegar'ın çıkıp ölmesi dışında başka bir şey söyleyip söylemediğini sordu. George, tarihin bunu kaydetmediğini söyledi ama muhtemelen şöyle bir şeydi, "Bu uzun bir yolculuktu. Yiyecek bir şeyler var mı? Oğlum, atıma iyi bak. " (Şakanı yesinler.)
- Annem, zor zamanlar geçiren çok iyi bir aileden geliyordu ama yine de bir servet hatırası vardı. Bradys adlı ailesinin adını taşıyan uzun bir iskele inşa ettiler. Okula giderken her gün çok süslü Brady evinin önünden geçti ve kendi kendine "Neden o eve BİZ sahip değiliz? O rıhtım bizimdi! Kendimi kraliyet ailesinin sürgün edilmiş bir üyesi gibi hissettim. Belki de Dany şeylerin bir kısmı buradan geldi.”
- "ASOIAF'in bu kadar uzun olmasını planlamıyordum. İçinde dolaştım. Daha önce sadece dört roman yayınlamıştım ve her biri sadece bir yıl sürdü. ASOIAF'ı bir üçlü olarak yazmayı planlamıştım, bu yüzden üç yıl süreceğini düşündüm. İlk kitap için 1400 sayfaya ulaştığımda, uzun bir kitap olacağını biliyordum. Yaklaşık 400 sayfa kaldı ve bu ACOK'a dönüştü. Sonra "dört kitap üçlemem" beş oldu ve sonra altı kitap üçlemesi oldu. Ben onu 6 kitapta tutmaya sımsıkı sarıldım ama eşim Parris yedi parmağını kaldırmaya devam etti. Tolkien'in dediği gibi, hikâye anlatıldıkça büyüdü. "
- Konuşmanın öne çıkan bazı kısımları: -Varys ve Littlefinger, her birinin birbirleriyle ilgili zararlı şeyleri bildiği, ancak hiçbirinin diğerinin niyetinden emin olmadığı (Littlefinger daha yakın olsa da) politik bir dans oynuyor.
- Eğer en sevdiği karakteri öldürürse karısı onu terk edecek herkes diyor ki, A ile başlayıp bitiyor.
- Hayır, 2500 kişilik bir forumda Lyanna'nın son sözlerini açıklamayacak.
-Ve en açıklayıcı olanı: Winds için Kış'ın 'şeylerin öldüğü' en karanlık dönem olduğunu ve birçok karakterin karanlık yerlere gideceğini söyledi(gel de heyecan yapma :D ).
- Yedi Krallık'taki siyasi kurumların neden bu kadar zayıf olduğunu düşünüyorsunuz?
Krallık ejderhalarla birleşti, bu yüzden Targaryen'in kusuru monarşiyi tamamen onlara bağlı olarak yarattılar. Küçük konsey gerçek bir kontrol ve denge olarak tasarlanmadı. Bu yüzden, ejderhalar olmadan (krallık) aksırdı, çılgınca beceriksiz ve megalomanyak bir kral, aşk vurgunu bir prens, acımasız bir iç savaş, tahtla ne yapacağını gerçekten bilmeyen ahlaksız bir kral ve sonra kaos.
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.09.11 16:22 KCTurkeyCM2 📣KuCoin Günlük Raporu📣


11 Eylül 2020 (UTC + 8)

🔥KuCoin Piyasaları🔥
Token Son Fiyatı (USD) 24S Değişim
KCS 1.2301 +0.31%
BTC 10,263.6 -1.64%
ETH 365.03 -2.96%
LTC 48.404 -1.61%
EOS 2.7859 -0.51%

👏🏻Haberler👏🏻
👉Digitex Futures (DGTX) Listeleme Kampanyası Ödülleri Dağıtıldı
👉Bitbns Listeleme Kampanyası Ödülleri Dağıtıldı
👉KuCoin SUN (SUN) için Para Yatırma Hizmetini Açıyor!
👉 Johnny'den KuCoin Kullanıcılarına Mektup: Üç Yıl Bitti, Çok Daha Fazlası Gelecek
👉KuCoin Push Platformu Bakımı
👉Burency (BUY) KuCoin'de Listeleniyor!
👉 Pool-X'te SUN Genesis Madencilik Ödül Dağıtımı
[👉yearn.finance](https://👉yearn.finance) (http://%F0%9F%91%89yearn.finance) (YFI) KuCoin'de Listeleniyor! Ticaret Ücretinde %30 İndirimden yararlanın!
👉KuCoin GramGold Coin (GGC) Projesini Listeden Kaldırıyor
👉KuCoin MainNet Yükseltmesi ve Enecuum(ENQ) 'un Token Takası Tamamlandı
👉Safe Haven (SHA) Listeleme Kampanyası Ödülleri Dağıtıldı
👉Neden Pool-X'te SUN için TRX'i Stake Etmelisiniz
🥳KuCoin 3. Yıldönümü Kutlaması 🥳
submitted by KCTurkeyCM2 to kucointurkey [link] [comments]


2020.09.11 08:56 KCTurkeyCM2 Johnny'den KuCoin Kullanıcılarına Mektup: Üç Yıl Bitti, Çok Daha Fazlası Yolda


KuCoin’in 3. yıl dönümü yaklaşıyor ve 4 Eylül 2020, 19:00'da KuCoin'in yıl dönümü kutlamalarımıza resmi olarak başladık, bu özel anı ve mutluluğu dünyanın her yerinden kullanıcılarımızla paylaştık.
Son üç yılda KuCoin, sürekli olarak yeni ürünler ve özellikler sunmuş, kullanıcı deneyimini geliştirmiş ve gelecek vaat eden blok zinciri projelerini güçlendirmiştir. 207'den fazla ülke ve bölgeden 6 milyondan fazla kullanıcının desteğini ve sevgisini kazanmayı başardık.
Detaylı bilgiyi websitemizden edinebilirsiniz.
submitted by KCTurkeyCM2 to kucointurkey [link] [comments]


2020.09.10 18:44 N0XY- Cem Karaca'nın eşine bıraktığı mektup

Cem Karaca'nın eşine bıraktığı mektup submitted by N0XY- to KGBTR [link] [comments]


2020.09.09 20:59 style35 Hiç Mektupsuz Aşk Olurmu!

Hiç Mektupsuz Aşk Olurmu!

Aşk hiçbir şeye sığmaz..
Aşık olmak, birini sevmek, ona değer vermek insanoğluna bahşedilmiş en kıymetli duygulardan biridir. Aşk, uğruna destanlar yazılmış en tarihi duygudur yeryüzünde. Aşk tek başına da yaşanabilir elbet ama karşılıklı olduğunda insanın ayakları yerden kesilir, benliği değişir, yücelir, güzelleşir insan. Aşk insanın ruhunu besler, hayata bağlar, kışını yaza çevirir en nihayetinde.
Aşık olduğumuzda sürekli, herkese sevgimizi haykırmak isteriz. İçimiz aşkımızın çığlıklarıyla yankılanır. Aşk duygularımızın coşmasıdır umarsızca. Sevdiğimize aşkımızı haykırmanın yollarını arar dururuz. Aşık olduğumuz insan dünyanın merkezindedir artık bizim için. Dünyadaki en güzel insandır, her şey ona yakışır, o her şeyin en iyisine en güzeline layıktır. Işığa koşan pervane gibi koşar dururuz etrafında.
Aşk karşılık beklemeyen, kibirden, gururdan yoksun olan en masum duygudur. Aşık olduğumuz, sevdiğimiz insana aşkımızı ifade etmemizin çeşitli yöntemleri vardır elbet. Aşkımızı anlatmamızın en güzel yolu duygularımızı ifade eden doğru kelimeleri seçmektir. Bazen sevdiğimiz kişi gözlerimize bakarken dilimiz lal olur konuşamayız, ifade edemeyiz duygularımızı yeterince. Bu gibi durumlarda aşkımızı haykırmanın geçmişi çok eskiye dayanan, oldukça romantik bir yöntemi vardır. Sevgiliye mektup yazmak.
Aşk mektubu, çok eskilerden bu yana kullanılan en romantik, en etkili aşkı ifade etme yöntemidir. Tarih nice büyük aşların mektuplarına tanıklık etmiştir. Sevgiliye mektuplar aynı zamanda aşkın, duyguların ölümsüzleşmesi demektir. Aşkınızı kelimelere dökmekten çekinmeyin, sitemizde sizi yönlendirecek içeriklerden faydalanarak duygularınızı, aşkınızı sevdiğinize rahatlıkla ifade edebilirsiniz. Yazdığınız aşk mektubuyla sevgilinizi dünyanın en mutlu insanı yaparken duygularınızı kaleme alarak aşkınızı ölümsüzleştirmenin adımını atmış olursunuz. Sitemizde sizlerin aşkını daha kolay ifade edebilmesi için her türlü detaya yer verilmiştir. Sitemizdeki adımları takip ederek ve kalbinizin sesini dinleyerek en güzel aşk mektubunu sevgilize yazabilirsiniz.
https://www.mektup.gen.tr
submitted by style35 to u/style35 [link] [comments]


2020.09.09 11:05 melek_erol “Susmayın, korkmayın, alışmayın...” Cezaevinde haksız ve mesnetsiz şekilde halen tutuklu bulunan gazeteci Murat Ağırel’den mektup var...yazık💔💔

“Susmayın, korkmayın, alışmayın...” Cezaevinde haksız ve mesnetsiz şekilde halen tutuklu bulunan gazeteci Murat Ağırel’den mektup var...yazık💔💔 submitted by melek_erol to KGBTR [link] [comments]


2020.09.07 14:10 style35 Nostaljik Bir Konu: Mektup

Mektup, zihnimizdeki düşünceleri başkalarına aktarmak için bir zamanlar yoğun olarak kullandığımız metin olarak tanımlanabiliyor. Zihindeki düşüncelerden kasıt sadece bilgiden oluşmuyor. Duygular da zihindeki düşüncelerin parçalarından birisini oluşturuyor.
İletişimin elektronik ortam üzerinden yapıldığı günümüzde, mektup mazide kalmış bir yazın ürünü gibi görülse de hâlâ kalemi alıp duygularını kâğıda dökenlerin bulunduğu posta işletmelerindeki verilerden anlaşılıyor. Ama kâğıda dökülmese de elektronik postalar üzerinden insanların mektuplaşmaya devam ettikleri biliniyor.
Mektup Çeşitleri Nelerdir?
Tanınmış insanlar dışında özel mektuplar özel kalsa da bazı mektuplar edebi değerleri veya taşıdıkları fikirler sebebiyle mektuplar kamuya mal oluyor. Farklı mektuplardan bahsedilince akla mektupların sınıflandırılması geliyor.
Mektup Örnekleri;
Özel mektuplar,
Edebi mektuplar,
Resmi ve iş mektupları,
Açık mektuplar olarak sınıflandırmak mümkün görünüyor.
Tanınmış kişilerin edebi veya tarihi değer taşıyan özel mektupları dışındaki özel mektupların içeriği yazan ve yazılan arasında kalıyor. Ancak diğer mektup çeşitlerini çeşitli yollarla yayınlanarak insanlara faydalı oluyor. Mektubun edebi yönünü ortaya koymayı amaçlayan bir site internet yayın hayatında dikkat çekerek hızla edebiyat meraklılarının ilgi odağı oluyor. Bu site; “www.mektup.gen.tr” adresinde edebiyat düşkünleri ile buluşuyor.
submitted by style35 to u/style35 [link] [comments]


2020.08.30 15:38 karanotlar Ekim Devrimi, Lenin ve Mustafa Kemal

Ekim Devrimi, Lenin ve Mustafa Kemal

https://preview.redd.it/a86tbvjr75k51.jpg?width=190&format=pjpg&auto=webp&s=ad849f365c2736e9a95444f7818eece885317396
İbrahim Aksoy

1917 Ekim Devrimi ile ortaya çıkan ve Rusya’yı 70 yıl yöneten rejim bütün dünyada hep tartışıldı. 25 Aralık 1991 yılında ta tedavülden kalkarak, tarihe geçti. Lenin Çar’ı devirip Rusya’da yönetimi ele geçirdiğinde, Kürtler de Osmanlıya karşı bağımsızlık mücadelesini veriyordu. Gelin hep birlikte, Lenin Rusya’sının Kürtlere olan bakışına bir göz atalım, bakalım Lenin Yoldaş Kürtler hakkında neler yapmış.

Birinci Dünya Savaşının çıkış nedeni, Osmanlı-Almanya Berlin antlaşmasıdır. Bu anlaşmaya göre Osmanlı toprakları, Almanya’nın Hindistan’ı olmuştu. Başta İngiltere olmak üzere, Fransa ve diğer Avrupa devletleri de bundan huzursuz olmuşlardı. İşte bu anlaşmanın sebep olduğu birinci dünya savaşı tam dört yıl sürdü, Osmanlı Paşaları da Mondros’ta devletin anahtarını İngilizlere teslim ettiler.

Savaş sona ermeden kısa bir süre önce, İngilizler, Çar’ı devre dışı bırakmak için İsviçre’de sürgünde yaşayan Lenin’i Moskova’ya götürdüler. Lenin orada yaptığı başarılı bir devrimle, Çar’ı devirdi ve bir Emekçi İmparatorluğunu kurdu. 30 Ekim 1918 tarihinde de Osmanlı Paşaları Mondros Ateşkes antlaşmasıyla, Osmanlıyı İngilizlere teslim ettiler. Çünkü Osmanlı Paşaları koşulsuz ateşkes ilan etmişlerdi. O ana kadar İşgal edilmemiş Osmanlı topraklarının yönetimine de, İngiliz General Charles Harington getirildi. Lenin ve Mustafa Kemal’in ilişkilerini de işte bu Harington denen adam oluşturuyordu.

Lenin yönetimi ele alır almaz, başta Çar ailesi olmak üzere, Çar’ın bütün general ve eski yöneticilerini ortadan kaldırdı. Bunu yapan Lenin, 17-18 Aralık 1917 tarihinde, Osmanlıyla Erzincan Antlaşmasını imzaladı. Buna göre; Kızıl muhafızlar dahil, Rus orduları en geç üç ay içerisinde Anadolu topraklarından çekilecek. Gerçekten de tek mermi atmadan, Ruslar çekilip gitti, çünkü İngilizler daha önce Çar’a söz verdikleri Osmanlı topraklarını vermek istemiyorlardı.

26 Nisan 1920 tarihinde, Mustafa Kemal’in Lenin’e yazdığı ünlü mektup. Ankara’nın ilk dış politikası olarak tarihe geçer. Mustafa Kemal, Lenin’e yazdığı bu mektupta emperyalizme karşı siyasi ve askeri dayanışmayı önermiştir. Sovyetlerden başlangıç olarak, asker, silah, cephane ve malzeme talep ediyor. Lenin’in 3 Haziran 1920’de yazdığı cevapla da ikisi arasındaki iş birliği ve dostluk resmen başlıyor.

Mustafa Kemal yakın arkadaşlarına, “Ülkemiz içerden ve dışarıdan komünizm tehlikesi altındadır. Onun için denetim altında resmi bir Komünist Partisi’nin kurulması gerekiyor” diyor. İçeri nere, dışarı nere. Mustafa Kemal’in ülkesi neresi, bilene aşk olsun. 18 Ekim 1920’de Tevfik Rüştü (Aras), Mahmut Esat (Bozkurt), Yunus Nadi (Abalıoğlu), Kılıç Ali gibi Mustafa Kemal’in has adamları, Komünist Partisini kuruyorlar. Asıl amaç Lenin’in güvenini kazanmak, gerisi yalan. Osmanlı Paşası Mustafa Kemal CHP’yi kurmadan yıllar önce Komünist Partisini kuruyor.

Ankara İstiklal Mahkemesi, 9 Mayıs 1921 tarihinde komünist oldukları gerekçesi ile Çerkez Ethem ve kardeşleri hakkında gıyaben idam kararı, birçok arkadaşı hakkından da 15 yıl hapis cezası veriyor.

Oysa Şubat 1918 tarihinde Komünist gazetesi “Yeni Dünya” çıkmış ve Mustafa Suphi Temmuz 1918’de Komünist Partisini kurmuştu.

28 Ocak 1921 tarihinde Mustafa Suphi ve arkadaşları, Mustafa Kemal’in adamı Faik Reis tarafından Sürmene açıklarında öldürülerek denize atıldılar. Alın size başka bir rezalet. Bunları yaparken de Lenin’in güveni ve desteğini alıyordu.

1918 yılında Kürtlerin Batı Dersim’de Osmanlıya karşı başlattıkları, bağımsızlık mücadelesi, Osmanlı Paşaları döneminde de, 1920-21 yıllarında Sivas’ın Zara, İmralı, Su Şehri, Hafik, Kangal, Gürün ve Erzincan’ın Kuruçay, Kemah ve Refahiye ilçelerinde devam ediyordu. Kısaca Kürtlerin Osmanlıya karşı başlattığı bağımsızlık savaşı, Dersim’in tamamında devam ediyordu. Aynı dönemde Lenin, İngilizlerin tavsiyesi ile samimi dostu Mustafa Kemal’i destekliyor ve ortak antlaşmalara imza atıyordu. Çatışmalarda kullanılan silah, cephane ve malzemeyi de Lenin Osmanlı Paşalarına gönderiyordu.

13 Ekim 1921’de Mustafa Kemal ve Lenin arasında, Kars sınır antlaşması imzalandı. Türkiye kelimesi ilk defa bu antlaşma metninde geçiyor. Görüldüğü gibi ortalıkta Osmanlı diye hiçbir şey yok ama Lenin’in Anadolu’daki tek muhatabı ve dostu, Osmanlı Paşaları.

16 Mart 1921 İngiltere ve Rusya arasında, İngiliz-Rus ticaret antlaşması imzalandı. 16 Mart 1921 Ankara-Rusya Moskova antlaşması imzalandı. Ankara adına anlaşmayı Yusuf Kemal, Rıza Nur ve Büyükelçi Ali Fuat Paşa imzaladılar. İki antlaşmanın aynı gün olmuş olması tesadüf olamaz. Ayrıca Lenin bütün Rus Paşalarını öldürürken, İngilizlerin isteği ile Ankara’da toplanmış, Ermeni ve Kürtlere karşı savaşan Osmanlı Paşalarıyla antlaşma imzalıyor. Çünkü Ankara’yı İngilizler çok önceden hazırlamışlardı. Ayrıca Stalin, Ankara heyetine, “Siz Ermenistan ve Kürt meselesini kendi kendinize hallettiniz. Eğer daha halledeceğiniz bir şey varsa, onu da halledebilirsiniz” diyor.

21 Ocak 1924 tarihinde Vladimir İlyiç Lenin öldü. Yerine hemen 1924 tarihinde, Aleksey Rikov seçildi ancak Moskova’nın Kürt ve Ermeni siyasetinde hiçbir değişiklik olmadı. 1918 tarihinde başlayan Dersim hareketi, kesintisiz 1938 tarihine kadar devam etti. 13 Şubat 1925 tarihinde başlayan Piran Hareketi, 25 Haziran 1925 günü Şeyh Sait’in 47 arkadaşı ile idamı ve binlerce ölü ile sonuçlandı. İstiklal mahkemeleri boş durmadı, idam kararlarına devam etti. 1926 – 1930 yılları arasında Ağrı Kürt katliamıyla on binlerce ölü ve harap olmuş bir Ağrı kaldı. Eylül 1929’de Tendürek saldırısında Rus Devlet Başkanı Aleksey Rikov, 500 kişilik bir Kazak Süvari Alayını göndererek Osmanlı Paşalarına destek verdi. Devşirme Paşalar döneminde, 1937 sonuna kadar, Kürtlere karşı tam 24 katliam uygulanmıştır. Bu katliamların hepsinde de Ruslar, Devşirme Osmanlı Paşalarına silah, araç, gereç ve her türlü yardımı yapmışlardır.

Lenin’in, Rus Paşalarına faşist deyip öldürmesi, Osmanlı Paşalarını da antiemperyalist görüp desteklemesi, Kürtler için çok şey ifade ediyor. Günümüzde hala zurnayı görünce, turna sanıp şiir yazmaya kalkışan, kendisini sosyalist sanan Kürtler de var. Hala aşırı Kemalistleri sol olarak görüp, birlikte siyaset yapan Kürtler de var. Kemalistler on binlerce Şafi-i Camisini kapattı, sadece yarım Şafi-i Camisi açık kalmasına rağmen hala ağzını açınca Müslüman kardeşim diyen, Kürtler de var. Artık yeter, Kürtlerin de gözünü açıp etrafını görmelerinin zamanı gelmiştir.

Bağımsız Kürdistan olmadan dinler tarihi doğru yazılamaz ve doğru okunamaz. Ortadoğu tarihi, doğru yazılamaz ve doğru okunamaz. Dünya medeniyeti, doğru yazılamaz ve doğru okunamaz. Bütün dünya bunu görmeye başladı ve Kürtlerin yanında olduklarını haykırıyorlar. Kavrama sorunu olan Kürtlerin, gözlerini açıp bunu görmeleri gerekiyor.

Mustafa Kemal sizin olsun, Vladimir İlyiç Lenin de sizin olsun. Verin benim Ömer Hayyam’ı mı. Günümüzde bütün dünyanın kullandığı ve hatasız olan güneş takvimini hazırlayan, Ömer Hayyam’dır. Hayyam; matematik, fizik, metafizik, astronomi, felsefe ve mantık konularında, dünya bilim insanlarının örnek aldığı bir alimdir.

1999 yılının UNESCO tarafından “ÖMER HAYYAM YILI” olarak ilan edildiğini, Türkiye’de kaç kişi duydu?

Acaba Ömer Hayyam Kürt değil de bir devşirme Türk olsaydı, Ankara’da devşirme Türkler ne yapardı?

Tek silindirli Lokomotifin projesini çizen, Ebul İz El-Cezeri olmak üzere, dünyada her alanda kabul görmüş daha yüzlerce Kürt alimin ismini sıralayabilirim. Dünyada ilk tekerlek’in kullanıldığı yer Kürdistan’dır. Dünya medeniyetinin beşiği Kürdistan’dır. Bazı Kürtlerin inancı, ideolojisi engel olduğu için Kürdistan’a ihtiyaç duymayabilirler ama dünyanın Kürdistan’a ihtiyacı var. Kürdistan’ın oluşumuna, yoldaşım, dindaşım diyen Kürtler bile engel olamayacaklardır.

Lenin’in yoldaş imparatorluğunun dağılmasıyla, dünyadaki siyasi dengeler de hayli karıştı. En karışık alan, Kürtlerin yaşadığı alandır. Kürtler geçmişte kafalarına doldurdukları lüzumsuz fazlalıkları çıkarıp atmalıdırlar. Siyasette ilişkiler ve dostluklar çıkara dayanır, siyasette kadim dost olmaz. Batı, Kürdistan’ı görmeye başladı, umarım bütün Kürtler de bunu görürler.

İsrail üç bin yıl önce, Kral Yakup’un (Yakup Peygamber) kurduğu ve Kenan Diyarı olarak anılan bir devlettir. Özellikle Romalıların saldırılarıyla, katliamdan kaçan bütün İsrailliler dünyaya dağıldı. 1948 yılında yakaladıkları fırsatı iyi değerlendirdiler ve başkent Kudüs’te yine devletleştiler. İsrail Kürtlerin düşmanı değil, Kürtler için çok önemli bir örnektir.

Yüz yıldır zulmü yaşayan Kürtler de, canlarını kurtarmak için dünyaya dağıldılar. Günümüzde her devlette sığınmacı Kürt’e rastlamak mümkün. Vardığı her ülkede üniversite okuyan çok sayıda Kürt genci var, bu da sevindirici bir yanı. Dört devletin dışında, bütün dünya devletleri Kürtlerin yanındadır. 70 yıl önce İsraillilerin yaptığı gibi, Kürtlerin de bu fırsatı çok iyi değerlendirmeleri gerekiyor. Bazı Kürt bireylerin inanç ve ideolojik algıları buna engel olmamalıdır.

http://navkurd.net/2020/07/ekim-devrimi-lenin-ve-mustafa-kemal/
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.08.29 11:24 Saadettin_Excalibur 1919 yılında Ahmet Haşim'in Anadolu'nun içler acısı halini anlattığı mektup

sevgili refik,
ihtimal sana fazla yazıyorum. fakat ben bundan memnunum. bulunduğum noktalardan sana doğru uçurduğum bu mektuplarla pervaz-ı evraktan oluşmuş ve bütün mesafeler boyunca sürekli maddi ve manevi bir bağ ile kendimi sana bağlı tutmak istiyorum. iletişimimizin bu gidişatı seni bunaltıyor mu? geçen mektubumu niğde’den yazmış ve o mektubu gönderdikten sonra sancağın bütün kazalarını teftişe çıkmıştım. yirmi gün süren ve nice bağ ve bahçe safalarına rağmen ruhumda hiçbir hakikî lezzetin hatırasını bırakmayan bu devrenin sonunda bu ikinci mektubu gene niğde’den yazıyorum. gördüğüm anadolu hakkında bilmem sana ne yazayım?
öncelikle bu bölgede kimler yaşıyor? görülen harabelerin yapıcısı hangi cins yaratıktır? bunu, köy ve kasaba diye gördüğümüz renksiz harabe yığınlarına bakıp anlamak asla mümkün olmamıştır. anadolu köylüsünü sınıflandırmada karıncalar cinsine ithal etmeli fikrindeyim. gündüz ağaçsızlıktan dolayı müthiş bir güneş altında yanan ve gece en güzel yıldızlar altında bütün böceklerinin sonsuz sesleriyle uzanıp giden bu araziden herhangi saat geçilmiş olsa yalnız yiyeceğini tedarikle meşgul, “gıda” sabit fikirliliğiyle sersemleşmiş, neşesiz ve yorgun bir insaniyetin zor çalışma şartlarına tesadüf olunur. sanki cehennemî bir fırın karşısından yeni ayrılmış gibi yüzleri kıpkırmızı, dudakları çatlak, elleri kuruyup siyahlaşan bütün bu insanlar ya gıda maddesini biçmekle, ya onu taşımakla, ya onu savurmakla veyahut onu metharlarına doğru çekip götürmekle meşgul görünür. tıpkı karıncalar gibi, tıpkı karıncalar gibi...
fakat boğazlarının kârına olarak aklın bütün maharetlerini ret ve iptal eden bu adamların boğazı da memnun etmekten pek uzak bulundukları, en zenginlerinin evinde geçirilen bir gecenin sabahında, nefis bir yemek diye sofraya getirilen suyla pişmiş uğursuz bir fasulyanın barsaklarda sebep olduğu gazlar ve ıstıraplar ile uyanılıp da anlaşıldığı zaman, bu akılsız kardeşlerin maksatsız hayatına, boşa giden üstün gayretle çalışmalarına karşı derin bir elem duymamak mümkün değildir.
refik; ankara’da, almanya imparatorunun anadolu hastalıklarını tetkik etmek üzere gönderdiği bir tıp heyetinin bazı büyük rütbeli ileri gelenleriyle görüştüm. bunlar, bir seneden beri her gelen hastayı ücretsiz muayene etmek ve mümkün olduğu kadar incelemelerini sıhhatli kişiler üzerinde (mektep talebesi gibi) yapmak suretiyle şunu anlamışlardır ki, anadolu türklerinin karınları kurtlarla yüklü ve kanları bu kurtların salgıladığı parazitlerle dolu bulunuyor. cinsi, yakın bir yok olma ile tehdit eden bu hâlin sebebi neymiş bilir misin? beslenme eksikliği.
her ne kadar garip görünse de anadolu türkleri henüz ekmek yapımından bile habersizdirler. yedikleri mayasız bir yufkadır ki, ne olduğunu yiyenlerin midesine bir sormalı. istisnasız nakil araçları kağnıdır. ellerinde esir olan öküzler ve bu türden hayvanlar için en zalim düşüncelerin bile icâdından aciz kalabileceği -bununla beraber ağır, dar ve maksada gayr-ı salih bu âlet- hiç şüphe yok ki, taş devri keşfi ve aletlerindendir. kağnı bir araba değil, fakat, hayvana yapışıp onun hayat unsurlarına hortumunu sokan ve bu suretle kanını ve canını çeken bir canavardır. uzaktan görüldüğü zaman heyet-i umumiyesiyle bir arabadan ziyade büyük ve korkunç bir karafatma hissini veren tarihe âşina bir göz için üzerindeki uzun değneği ve ayakta duran arabacısıyla dara ve keyhüsrev devirlerine ait taşlar üstünde çizilmiş ilkel arabaları hatırlatan bu kağnıların boyunduruğu altında masum hayvanların çektiği azabı gördükçe, onu sevkeden sakin köylünün insanlar gibi bir ruhu olup olmadığından şüphe ettim.
anadoluluların becerikliliği ancak öküz tezeğini kullanmakta ve onu kullanılmaya uygun bir hâle sokmak için buldukları çarelerin çeşitliliğinde görülür. tezeğin bu adamlar nezdindeki kıymeti hayret vericidir. sürüler meraya çıkarken veyahut akşam şehre girerken kadın ve çocuk, gözleri nurlu bir noktaya cezp edilmiş gibi, öküz kıçlarından bir saniye dikkatlerini ayırmayarak ve yüzlerce rakipten geri kalmak korkusuyla seri adamlarla koşarak, öküz götünden düşen en ufak bok parçasını toplamak üzere dirseklerine kadar bulaşık elleri ve hırstan gözbebekleri fırlamış gözleriyle yere kapanırlar. bu boklar toplanır, sepetlere doldurulur, evlere cem ettirilir ve nihayet bir altın mayası yoğurur gibi, altın gerdanlıklı genç kadınlar beyaz kollarıyla onu yoğururlar ve muntazam yuvarlaklar hâline koyup kurumak üzere duvara yapıştırırlar. anadolu’nun duvarları bu öküz pislikleriyle sıvalıdır. bütün havalarında o hoş koku solunur. yemekleri, sütleri, ekmekleri hep tezek dumanının kokusuyla ele alınmaz bir hâldedir. eski mısırlılardan ziyade anadolular apis öküzüne hürmet etmeliydi. öküz, burada hayatının genelinin zenbereğidir.
evlerine gelince, onlar da öyle: duvarlar yontulmamış alelâde taşların, çalı çırpının, leylek yuvasında olduğu gibi, gelişigüzel dizilmesinden hasıl olmuştur. baca nedir, bilir misin? dibi kırık bir testi. kızılırmak civarında, büsbütün ev inşasından da feragat ederek, toprağın maddesel özelliğinden yararlanarak dağları oymakla vücuda getirdikleri mağaralar içinde kuşlar gibi yaşarlar. nevşehir’den yarım saat beride güvercinlik adında kovuklardan oluşan bir köy vardır ki, hakikaten ancak bir güvercinlik olmaya yakışan bir köydür. anadolu, külliyen temizlikten mahrumdur. sakallı celâl’in dediği gibi en nefis bir icatları olan yoğurt bile pislik mahsulünden başka bir şey değildir. kaynamış süte kirli bir demir parçası yahut eski bir gümüş para atılsa sütün derhal yoğurda dönüşeceğini sen de bilirsin.
anadolu, hemen bir uçtan bir uca firengilidir. anadoluların güzelliği de bozulmuştur. bir köy, bir kasaba veya bir şehrin kalabalığına bakılsa, şehrin kalabalığında o kadar topal, topalların o kadar çeşitlisi, o kadar cüce, kambur, kör ve çolak görülür ki, insan kendini eşyanın şeklini bozan dışbükey bir camla etrafa bakıyorum zanneder. bununla birlikte güzel oldukları zaman da güzelliklerinin emsalsiz olduğunu itiraf etmeli. siyah, derin ve titretici gözlerle insana bakan şalvarlı, düzgün ölçülü anadolu kadınları; sizleri nasıl unutacağım? gençleri, insanın bazen en mükemmel bir örneğini temsil ederler. fakat, bunlar, nadirlerdendir., refik.
anadolular hakkında sana daha çok yazacak şeyler varsa da mektuba gülünç bir makale süsü vermemek için bu konuyu burada kesiyorum. anadolu seyahati artık benim için nihayet buluyor demektir. bundan da üzgün değilim. … niğde teftişi son bulmuştur. iâşe heyet-i teftişiyesine girdiğim günden beri kazandırmış olduğum tutar iki bin liraya varmıştır. benim zararım ise pek çoktur. öncelikle sağlığım bozuldu. hayli keçi eti yedim. birçok da gereksiz masraflar ettim ve rahatımdan da birçok şey kaybettikten sonra yerimden de oldum. yakında, belki, üç gün sonra istanbul’a gidiyorum.''
submitted by Saadettin_Excalibur to KGBTR [link] [comments]


2020.08.21 17:18 karanotlar Apkar Tıbir’le Karagümrük’te başlayan matbaacılık tarihi

Venedik’ten İstanbul’a baskı aletleri ile gelen Apkar Tıbir, Karagümrük Kefe Mahallesi’nde, Surp Nigoğayos Kilisesi’nin bodrum katında, kitaplarını basmaya 1567’de başladı. Böylece Osmanlı’daki ilk Ermeni matbaası unvanını kazanan Surp Nigoğayos Kilisesi günümüzde Kefeli Camii olarak kullanılıyor.
Karagümrük ile eski dönemlerde adı Kynegion olan Balat arasındaki vadi, Bizans’ta manastırların yoğun olduğu bir bölgeydi. Vadinin en önemli manastırı, surlara en yakını olan Khora (bugünkü Kariye Müzesi) olmakla beraber, vadinin merkezini ise Petra Manastırı oluşturuyordu.
Konstantinopolis'teki siyasal çekişmeler nedeniyle 1283'te Khora Manastırı’na çekilen Maksimos Planudes’in burada kurduğu kütüphane, Bizans İmparatorluğu'nun en bilinir politik ve entelektüel figürlerinden şair Theodoros Metokhites tarafından zenginleştirilip yenilendi. Metokhites, kütüphane için “Tüm ölümlülerin kullanımına sunulmuştur’’ dediğinde yıl 1313 idi.
2 asır sonra ise Venedik’ten gelen bir matbaacı, Khora’ya komşu Petra Manastırı’nda Metokhites’in o ünlü hazinesini devralarak, Edirnekapı’ya yeni bir kültür mirası bırakmak üzere kolları sıvayacaktı. Ermeni matbaacılığında kişisel girişimciliğin de temellerini atan Apkar Tıbir, aynı zamanda Karagümrük’te 16. yüzyılda oluşan Kefe Mahallesi’nin belleğini de oluşturan isimlerin başında yer alacaktı.
Bizans’tan sonra
İstanbul’un fethi ile kaderi değişen Bizans’ın entelektüel ve dini bölgesi Edirnekapı, kendi yerleşik halkını da kaybetmiş, İstanbul’un kuşatılması sırasında ağır hasar alan manastırlar da sessizliğe bürünmüş, kaderine terk edilmişti. Bu ıssızlık, 1475’te Osmanlı’nın Kırım’ın Kefe şehrini ele geçirmesine dek tam 22 yıl sürer. Bölgeyi yeniden canlandırmak için Fatih Sultan Mehmed’in emriyle Kefe’deki Rum, Ermeni ve Yahudi halk, Edirnekapı’ya yerleştirilir. Göç ettirilen Kefeli Ermeniler de Petra Manastırı’nın olduğu bölgede harap halde buldukları bir dini mekânı yeniden imar ederek ibadethane olarak kullanmaya başlar. Kimi tarihçilere göre önceleri Ayios Nikolaos Kilisesi, kimi tarihçilere göre ise manastırın yemekhanesi olan ve 1475’ten itibaren Surp Nigoğayos olarak anılmaya başlanan mekânın etrafına yerleşen Ermeni halk, kiliseyi aynı zamanda Frenklerle paylaşır.
(Bizantolog ve Sanat Tarihçisi Semavi Eyice’ye göre Karagümrük’te Kefe adında bir mahalle de kuran, çoğunluğu tüccar ve zanaatkâr olan İstanbul’un yeni sakinleri Kefe’li Ermeniler, geçimlerini ise genelde iplikçilikle sağlarlar. İstanbul’un Bizans devrine ait su sarnıçları hakkında araştırma yapan J. Stzygowski 1893’te yayımlanan kitabında Petra Manastır bölgesinde yer alan ve bugün Kasım Ağa Mescidi olarak bilinen yerde Ermeni iplikçilerin çalıştığını yazar.)
92 yıl sonra
Kefe Mahallesi’nin oluşumunun üzerinden 92 yıl geçmiş ve sene 1567 olmuştur. Khora Manastırı 56 yıl önce (1511) Vezir Hadım Ali Paşa tarafından camiye çevrilmiş, tam karşısında ise Mimar Sinan’ın eseri Mihrimah Sultan Camii yerini alalı iki yıl (1565) olmuştur. Edirnekapı ve Karagümrük bölgesi artık vezirlerin, sultanların da dikkatini çeken, dolayısıyla Müslümanlaşmaya başlayan bir yer haline gelmeye başlamıştır. İlk başta kubbesi olan kiliseler camiye dönüştürülürken, bugün mevcut olmayan bir kilise ile Surp Nigoğayos Kilisesi, çatılarının düz olmaları nedeniyle Hıristiyanlara ibadethane olarak hizmet edebilir durumda kaldılar.
Bu yıllar aynı zamanda dünya basım tarihinin olduğu kadar Ermeni basım tarihinin de merkezlerinden olan Venedik’te ilk Ermeni matbaacı olarak bilinen Hagop Meğabard’ın matbaasını kapatmasından sonra, Apkar Tıbir’in 1564’te Ermeni matbaacılığının sistemli tarihini başlattığı yıllardır. Ancak İtalya’da basım konusunda baskıların artması üzerine Tıbir de matbaasını kapatır ve 1567’de yanına baskı takımlarını da alarak İstanbul’a gelir. Şehre ayak basması ile önce tutuklanır, kısa bir süre sonra ise serbest bırakılır.
Dönem, II. Selim’in padişahlık dönemidir. Venedik’te olduğu gibi İstanbul’da da basım sıkı bir denetim altındadır ve genelde ya gizli ya da padişahın özel izin ve himayeleri ile yapılır. Basım faaliyeti İstanbul’da üç, Selanik’te ise bir matbaa ile sınırlıdır ve bunlar yine özel izinlerle açılan Yahudi matbaalarıdır. Arapça harflerle basım ise tamamen yasaktır. Bu nedenle Apkar Tıbir matbaasını kendisini güvende hissedebileceği bir yere, Kefe Mahallesi’ndeki Surp Nigoğayos Kilisesi’nin bodrum katına kurar. Böylece Edirnekapı’da Khora Manastırı Kütüphanesi’nin ruhu, Metokhites’in öngörüsünde olduğu gibi Tıbir’in matbaasında bir kez daha dirilir ve kitaplar ‘tüm ölümlülerin kullanımına’ sunulur.
İstanbul’un ilk Ermeni matbaasında, kurulduğu yıl ‘Pokr Keraganutyun Gam Aypenaran’ (Küçük Dilbilgisi veya İmlâ Kılavuzu), 1568’de Barzadumar, ‘Jamakirk Yev Badarakamaduyts’ (Kilise Takvimi, Ayin ve Duaları kitabı), 1569’da ise Maşdots (Ermeni Kilisesinin Vaftiz, Düğün, Cenaze Ayin ve Duaları) kitapları basılır.
Apkar Tıbir, İstanbul’daki matbaasında 5-6 kitap bastıktan sonra Eçmiadzin’e geçerek izini kaybettirir. Surp Nigoğayos’un bodrum katındaki basımevi ise Osmanlı’daki Ermeni matbaacılığı dönemini başlatır. Aynı zamanda İspanya’dan gelen Musevilerin 1493’te kurduğu matbaadan sonra, ikinci gayrimüslim matbaa özelliğini de taşır.
Apkar Tıbir’in İstanbul’dan belki baskılardan yılıp kaçışı, belki de kendi isteği ile göç edişinden sonra Surp Nigoğayos Kilisesi’nde yazım ve basım faaliyetlerinin izlerine 17. yüzyılın ünlü seyyahı Polonyalı Simeon’un yazılarında rastlanmaktadır. Hrand Der Andreasyan’ın tercüme ettiği eserde yer alan notta şöyle yazmaktadır: “Müellifin (Polonyalı Simeon ki aslen Kefeli bir Ermeni ailesine mensuptur) 1618’de Edirnekapı’daki halen Kefeli Camii olan Surp Nigoğayos Kilisesi’nde istinsah ettiği eser Yeni Culfa’da bulunmuştur.”
Yıl bu kez 1626 ve çocuk padişah IV. Murad dönemidir. Osmanlı döneminde Bizans kiliselerini camiye çevirme sürecinin tamamlanması da bu yıllara denk gelir. 1584’te, Surp Nigoğayos Kilisesi’nin birkaç sokak ötesinde Canfeda Hatun Camii’nin de yapımıyla Müslüman nüfusun iyiden iyiye yoğunlaştığı Karagümrük’te, Kefe Mahallesi’nde yaşayan Hıristiyan halkın ibadet yerlerinin de artık camiye dönüşme zamanı gelmiştir. İlk önce 1626’da Surp Nigoğayos Kilisesi Kefeli adını alarak camiye, 1640’ta ise diğer kilise Kemankeş Mustafa Paşa tarafından vakfedilerek Odalar Camii’ne çevrilir.
Kiliselerini yitiren gayrimüslim halkın büyük çoğunluğu içinse artık Balat’a inme zamanı gelmiş, semt de tekke ve dervişlerin yaygınlaşmaya, yerleştiği bir yer olmaya başlamıştır. Osmanlı’daki Ermeni matbaacılığının ve basım faaliyetlerinin tohumlarının atıldığı Surp Nigoğayos ise 1700’lere gelindiğinde Cerrahi Tarikatı Tekkesi’ne komşu Kefeli Camii’dir artık…
Sahaflar Şeyhi
Aradan yüzyıllar geçmiş, ancak Apkar Tıbir’in mürekkep kokularının sindiği Kefeli Camii’nin kitapla hikâyesi henüz bitmemiştir. Halveti - Cerrahi tarikatının ‘Sahaflar Şeyhi’ olarak da anılan şeyhi Muzaffer Özak (1916-1985) için Diyanet İslam Ansiklopedisi’nin 34. cildinde şu satırlar yer almaktadır: “Karagümrük, Kefeli camilerinde müezzinlik yaptı. Kefeli Camii imamı Şâkir Efendi’den kitapçılık sanatını öğrendi. Daha sonra Beyazıt Camii’ne müezzin olarak tayin edildi. Bu sırada Sahaflar Çarşısı’nda bir dükkân açıp müezzinliğin yanında sahaflık yapmaya başladı.”
Surp Nigoğayos Kilisesi, bugün, Kefeli Camii olarak Karagümrük’ün arka sokaklarında bir şehrin ve bir tarihin yitip giden ve hiç de adil olmayan hafızası ile az da olsa cemaatini ağırlamaya devam ediyor. Üstelik matbaanın Osmanlı’ya geç geldiğini düşünenlere gülümseyerek…
Vatikan’dan İstanbul’a uzanan bir öykü
Eçmiyadzin’de İranlıların sömürülerinden usanan Gatoğigos Sivaslı I. Mikayel, geçici bir süre için doğduğu yere giderken ruhanilerle bir toplantı yapar ve bu toplantıda, Kral Senekerim’in soyundan Apkar Tıbir’in (diğer adıyla Safar ya da Sefer) oğlu ve bir papazla beraber hediyelerle, Roma’ya Papa’dan yardım istemeye gitmesine karar verilir. Heyet ancak iki yıl sonra (1564) Roma’ya varabilir ve Papa IV. Bios tarafından iyi karşılanırlar ve özel bir ikametgâh tahsis edilir. Apkar, Papa’dan Gatoğigos’u Roma’ya davet etmek için izin alır. Bu sayede ikisi yüz yüze görüşüp dağılan Ermenilerin dertlerine bir çare düşünebileceklerdir. Bu yolculuk için Apkar’ın yanında Papa tarafından görevlendirilmiş bir episkopos da bulunmaktadır. Papa, kendisi Venedik’ten gelene kadar beklemesi için onu Kıbrıs’a göndermiştir. Ancak Episkopos orada ölür. O sırada Apkar, amacının Türkler tarafından öğrenildiğini duyar. İstanbul’a gitmeyi planladığı için bu durum onu endişelendirir. Türkiye’ye ayak bastığında Avrupa’ya gidişinin milli, siyasi bir amacı olmadığını ispatlayabilmesi için başka bir yola başvurması gerekir. Bu amaçla matbaa zanaatını öğrenir. 1565’te (yani aynı şehirde Meğabard Hagop’un matbaa zanaatını icra edişinden 52 yıl sonra) tek sayfalık ‘Kharna Pıntur Dumari, Keğetsik Yev Bidani’ (Karman Çorman Takvim, Güzel ve Yararlı) adlı ilk Ermeni matbu takvimi olan büyük boyutlu bir takvim basmayı başarır. Takvim, adına uygun olarak, alt kısmında birkaç yılın ay tutulmalarını da göstermektedir. Bunun ardından bir Sağmosaran (Zebur) basar. (Bunun ilk örneği Milan’daki Amprosiosyan Arşivi’nde bulunmaktadır). Harfleri ise Papa’nın desteği ile daha önceden Roma’da hazırlatmıştır. Oğlu Sultanşah babasının yokluğunda Papa tarafından himaye edilmiş, adı Romalı bir komutanın adından esinlenerek “Mark-Andon” olarak değiştirilmiş ve kendisine aylık bağlanmıştır. Apkar’ın oğlu orada Latincede ve öğreniminde üstün başarı göstermiş, üst düzey görevlere getirilmiştir. Apkar, Eçmiyadzin Gatoğigosu Tadteos’a uzun bir mektup yazarak (V. Zartaryan 1911’deki Hişadagaran’da – hatırat- mektubu aynen koymuştur) Roma’daki çalışmalarını anlatır. Ancak mektup eline ulaşmadan Gatoğigos vefat etmiştir. Mektup, Andonyan Rahipler Topluluğu’nun Ortaköy’deki el yazmaları arşivinde bulunmaktadır. Sağmos’u (Zebur) yayımladıktan bir yıl sonra, görevdeki Papa’nın affetmez tutumu yüzünden İtalya’da denetimler sıklaşır. Apkar, ileri görüşlülükle Apostolik Ermeni Kilisesi’ne ait kitapları Papa’nın kontrolünden geçirmeden basmanın artık imkânsızlaştığını anlayınca, özgür çalışmak için İstanbul’a geçmeye karar verir.
*Apkar Tıbir hakkındaki bilgi ve görseller Birzamanlar Yayıncılık tarafından Ermeni Matbaacılık Tarihi, ismiyle Ermeniceden Arlet İncidüzen ve Sirvart Malhasyan tarafından Türkçeye çevrilen Teotig’in ‘Dib u Dar’ (Baskı ve Harf) isimli kitabından derlenmiştir.
http://www.agos.com.ttyazi/7579/apkar-tibirle-karagumrukte-baslayan-matbaacilik-tarihi
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.08.17 09:01 LibreOfficeEsintiler 82 Ders LibreOffice Write Mektup çalişma örneği 1

82 Ders LibreOffice Write Mektup çalişma örneği 1 submitted by LibreOfficeEsintiler to u/LibreOfficeEsintiler [link] [comments]


2020.08.05 16:53 metin2-pvp-serverler Rohan2 Metin2 Pvp

Rohan2 editsiz ve emek metin2 pvp serverdir. Sorunsuz oyun yapısı ve kalıcı bir server olması oldukça sağlam bir oyun olduğu yolunda izlenimler var. Özellikler olarak Rohan2 güzel bir oyun yapısına sahip.
Rohan2 metin2 pvp tanıtımı
KASILMA YERLERI 2.Köydeki yaratıkları avlayarak 30. seviyeye kadar karakterinizi geliştirebilirsiniz.. 2.Köydeki yaratıkları avlayarak 30. seviyeye kadar karakterinizi geliştirebilirsiniz.. 2.Köydeki yaratıkları avlayarak 30. seviyeye kadar karakterinizi geliştirebilirsiniz..
Çevrimdışı pazar sistemi ile dilediğiniz gibi pazar açabilirsiniz. Uzaktan eşya ekleme/çıkarma gibi işlemleri tek tuş ile halletmenize imkan sağlar.
Elementler Dünyası Burası Ateş, Buz, Toprak, Rüzgar ve büyülü elementlerin diyarı burada kalabilmek için onlara ait kozlarının olması gerek aksi taktirde onları yenmen pek mümkün değil. Fakat öğrenilen başka şeylerde var, bunlardan biri Elementler Dünyasın'da her diyar farklı fakat ortak bir diyar varmış burası en güçlü yaratıkların sonsuzluğa dek savaştığı bir yer! Aralarına girmen pek akıllıca olmaz, diyarın en güçlülerine karşı geleceksen dostlarından yardım al.
%100 Kaçmayan Efsun Botu %100 belirlenen efsun kaçmayan Efsun Bot sistemi ile artık eşyalarınızı efsunlarken korkmanıza gerek yok. Lag/ping veyahut bilgisayarınız da kasma mevcutsa bile bu bot ile artık sorun yaşamadan dilediğiniz gibi Efsun botuna bırakabilirsiniz. Efsunlarınız geldiğiniz de üst kısım yeşil şeklini alır veyahut Efsun Nesnesi bittiği taktirde kırmızı olarak size bilgi imkanı sağlar.
Ortak Harita Bozdiyar...Burası yeni kurulan bir köy fakat buraya herkes gidemiyor, dikkatli ol güçlü oyuncular ile karşılaşabilirsin. Güç arayan bir çok oyuncuyu Bozdiyar arenalarında görebilirsin. Orada zenginliğin önemi yok, sadece gücün!
Ruh Sistemi Ruh Etkinliği sistemi, karakterinizi hem PvM hemde PvP yönde güçlendirmeye yaramaktadır. Bu eşyayı etkinlikler üzerinden kazanabilir ve hasarınızı maksimum x2.5 katına çıkartabilirsiniz.
Aura Giysisi Omuz kuşağından farklı olarak, Aura giysileri seviyelere sahiptir ve yükseltilebilir. Seviye yükseltmesi Aura'nın buz runikleri gereklidir. Değerlerin emiş oranı seviyeyle birlikte artar. Aura giysisinin seviye yükselişi için EXP gereklidir ve YZK Teovahdan'da yükseltilebilir ve Aura giysisi 250 seviye içerir ve görünümü şu seviyelerde gelişir: 49, 99, 149, 199, 249.
Tılsım Sistemi Tılsım sistemi karakterinizin elementlerin gücünü sizlere sağlayarak sizleri daha güçlü kılar. Her canavarın güç aldığı bir element vardır, eğer uygun canavara göre uygun element tılsımını kullanırsanız daha güçlü olursunuz.
Biyolog sistemimiz sizler karakteriniz ile nerede olursanız olun, dilediğiniz taktirde görevlerinizi gerçekleştirmeniz için istenilen malzemeleri vermenize imkan sağlar. Ayrıca ne kadar süre kaldığını, teslim etmeniz gereken eşya miktarını sizlere belirtir. Biyolog C. rahatsız etmenize gerek kalmadan uzaktan görevlerini tamamla!
Zodyak Tapınağı 12 ay ve her birinin tanrıları olarak adlarılan şeylerin aslında bu tapınaktaki yaratıklar olduğu öğrenildi. Bu diyarda zaman farklı işliyor ve diğer diyarlar ile aynı kurallar geçerli değil!
Gemi Savunması Kraliçe Ejderhası Meley kaçtıktan sonra onun peşinden gitmek için güçlü savaşçılar yola koyuldu, fakat denizde unutulmuş bir yaratıkla; "Hidra" ile karlışaltılar. Bu üçlü başlı yaratık, gemileri yok etmekte çok yetenekli; güçlü denizciler bile ona bir şey yapamadı.
Ticaret Camı Ticaret camı geliştirilmekte olan bir sistemdir. Tüm haritalar üzerinden istediğiniz eşyayı satın alma veya bulmanıza yardımcı olan bir eşyadır. Ticaret Aynası'nı "Satıcı" üzerinden elde edebilirsiniz. Ticaret Camı'nı etkinlikler veya yüksek canavarlardan elde edebilir ve kullanabilirsiniz. Ticaret Camı güncellenecektir.
Oto Avlanma: Oto avlanma eşyaşısını elde ederek, otomatik savaşa bırakabilir ve karakterinizin gelişimini sağlayabilirsiniz. Siz bilgisayar başında olmasanız bile sizin yerinize, toplama ve Tecrübe kazanımları sağlayabilir.
Grup Çağrısı: Eğer ekibin/loncan yoksa ve Zindanlara giriş yapmak için yanınıza arkadaş arıyorsanız bu sistem tam size göre! Artık global sohbet üzerinden birini aramanıza gerek yok, bu sistem ile sizin gibi diğer oyunculara çağrı yapabilir ve grup kurabilirsiniz.
Hızlı Sil ve Sat: Eşyalarınızı satmak veya silmek için artık tek tek uğraşmanıza gerek yok. Envanterinizin yanındaki slota tıklayarak açılan pencereden dilediğiniz eşyaları aynı anda satabilir veya silebilirsiniz.
Seviye Görevleri ve Battle Pass Seviye görevleri sadece sizlere eşsiz ödüller sağlayan bir sistemdir. Her seviyeye göre farklı şekillerde sizlerden yaratıkları ve canavarları yok etmeniz istenmektedir. Görevleri yerine getirdikten sonra sizlere bir çok ödül sağlar. Ayrıca seviye aralıklarında büyük ödüllü ekstra görevlerde yer almaktadır. Bir çok eşsiz nesneyi buradan elde edebilirsiniz.
Canavar Kartı Canavar Kart sistemi Metin2 P sunucuları olarak sadece R2G'de mevcuttur. Bu sistem tabii ki, oyunumuza göre entegre edilmiş ve düzeltmeler sağlanmıştır. Canavar Kart sisteminde görevleri yerine getirerek eşsiz ödüller ve bonuslar kazanabilirsiniz. Fakat hiç kolay değil!
Yeni Resmi Pet Yeni Pet sistemi sunucularımıza özel şekilde tekrardan yapılandırılmıştır. Pet sistemimi ile dilerseniz "Pet" tipi belirleyebilir, dilerseniz de mevcut Pet'iniz statü ve tipini değiştirebilirsiniz. Pet sistemimiz sadece bize özel olup sıkı dostlar edinebileceğiniz ve karakterlerinize gerçekten güç katacak şekilde entegre edilmiştir.
Posta Kutusu Mektup: Eşya ve sahip olduğunuz yangları arkadaşınıza veya başka bir karakterinize gönderebileceğiniz bir sistemdir. Depocu yanındaki Posta Kutuzu YZK. giderek dilerseniz işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz. Örneğin oyunda olmayan bir arkadaşınıza dilerseniz, hediye veya bir mesaj gönderebilirsiniz. Her posta yolladığınız da 1 Milyon yang ücret talep edilir.
Ekstra Envanter Ekstra Malzeme envanteri sizlere dilerseniz, "Beceri Kitabı", "Yükseltme Eşyası" ve "Taş" için size ekstra envanter sunar. Her kategori 3 sayfa şeklindedir, artık envanterinizde fazlalık eşyalar olmayacak. Envanter sistemi güncellenecektir. Bu sistem ile daha fazla kategori getirilecektir.
İndirimli Ürünler Fırsatı yakala ile indirimli eşyaları kaçırma! Eşsiz nesneleri %50'ye varan size özel indirimlerde alabilirsiniz. Bu şekilde bir çok eşyayı daha az maaliyet ile elde edebilir ve kullanabilirsiniz. Oyuncularımız bu fırsatları Event kısmından öğrenebilirler.
Eşya Fiyat Kontrol Piyasadan bir haber olan oyuncularımızdan biriysen veya oyuna yeni başladıysan endişe etmene gerek yok. Nesne Fiyat Kontrol ile dilerseniz, Çevrimdışı Pazar üzerinden satılan tüm eşyaların fiyat aralıklarını öğrenebilirler ve ona göre belirlenmiş ortalama fiyatı öğrenebilirsiniz. Bu şekilde hiçbir oyuncumuz sorun yaşmayacaktır.
Patron ve Zindan Bilgisi Patron Bilgisi: Bu sistem ile dilediğiniz Patron yaratığın yaşayıp veya hangi süre içerisinde doğacağını öğrenebilirsiniz. 6CH/8CH üzerinde de tespit ve kontrol mevcuttur. Tüm patronlardan bilgi edinebilirsiniz. Zindan Bilgisi: Zindan bilgisi sizlere sadece Zindan hakkında bilgi vermemektedir. Ekstra olarak sizlere ne kadar soğuma süreniz kaldığınız veyahut direkt ışınlanma imkanı da sağlar. Dilerseniz buradan bekleme/soğuma süresini de öğrenebilir ve sıfırlayabilirsiniz.
Bozdiyar Sıralam ve Puan Bozdiyar Puanı sıralaması ve Bozdiyar Parası mağazası üzerinden bir çok eşsiz ve değerli Nesne Market eşyasını satın alabilirsiniz. Bozdiyar Puanı kasmak için yapmanız gereken tek şey, arenaya girip doyasıya savaşmaktır.
Yanılsama Platosu Yanılsama Platosu dört zindana yer vermektedir. Bu haritalar daha güçlendirilmiş ve öfkeli bir şekilde tapınaklarında sizleri bekliyor. Yanılsama Platosu üzerindeki zindanlardan bir çok dönüşüm malzemesi ve değerli eşya elde edebilirsin.
Yılı Kayı ve Vadisi Büyülü Ormanın zehirli ve güçlü tüm yaratıklarının hapsolduğu bir zindan ayrıca onların yeni vadisine giderken çok güçlü yoldaşların yanında olmalı aksi taktirde oradan çıkmak hiç kolay olmayacak.
Ejderha Kralın Sarayı Lonca birliği kadim bir saray keşfetti. Fakat bu kadim sarayda unutulmuş Ejderha eğitmenleri ve onların gazabına uğramış canlı olmayan yaratıklar var, dikkatli olmalısın. Loncan olmadan bu yolculuğa başlaman hiç akıllıca olmaz.

Tanıtım için: Rohan2 Serveri
submitted by metin2-pvp-serverler to u/metin2-pvp-serverler [link] [comments]


2020.07.31 14:28 AaronValtzmann Türkiye Yunanistan'dan petrolden vazgeçmeyecek

Yaptırım tehdidine ve hatta askeri bir çatışmaya rağmen, Türkiye Akdeniz rafının tartışmalı bölgelerindeki hidrokarbonların keşfinden vazgeçmeyecek. Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs tarafından açıklanan EastMed Doğu Akdeniz doğal gaz boru hattı projesinin dikkat çekici bir şekilde etkinleştirilmesi, bu bölgedeki gaz hegemonyasının ana yarışçısı olan Türkiye'nin planlarını aksatamaz. Uluslararası yaptırımlar tehdidine ve hatta askeri bir çatışmaya rağmen, Türkiye, çevresinde Kıbrıs'la uzun süredir devam eden bir anlaşmazlığa sahip olduğu Akdeniz rafındaki hidrokarbonlar için keşiften vazgeçmeyecek ve şimdi de Yunanistan'ın çıkarları bölgesinde aynı hareketi yapmaya hazırlanıyor.
Elbette EastMed'in hızlı ilerlemesi Türkiye tarafından göz ardı edilemezdi, çünkü bu rota zaten çalışmaya başlayan Azerbaycan'dan Avrupa'ya gaz sağlamak için kendi boru hattı projelerine doğrudan bir rakip. Trans-Anadolu Gaz Boru Hattı (TANAP) geçen yıl tamamlandı ve onu, Trans-Adriyatik Doğal Gaz Boru Hattı (TAP) takip etti. Mayıs sonunda, ilk gaz grubu TAP aracılığıyla Arnavutluk'a teslim edildi. İlk aşamada, güneydoğu İtalya'daki San Foca'da bir bitiş noktası olan bu "boru" ile Avrupa'ya 10 milyar metreküp tedarik edilmesi planlanıyor. yılda gaz metre.
Türkiye uzun zamandır bu başarıları kendi hammadde tabanını oluşturarak pekiştirmeyi planladı, ancak Akdeniz rafındaki hidrokarbon arayışı, kuzey kısmı 1974'te Türk birlikleri tarafından işgal edilen Kıbrıs'la uzun süredir devam eden çatışmayı hemen alevlendirdi.
Kıbrıs'taki Türk arama çalışmaları EEZ bu çatışmayı derhal çok taraflı hale getirdi, çünkü Kıbrıs Avrupa Birliği'ne üye ve aynı Eni ve Total tartışmalı raf alanları için diğer yarışmacılar.
Haziran başında Yunanistan Ulusal Savunma Bakanı Nikos Panayotopoulos, ülkesinin askeri olay da dahil olmak üzere her türlü gelişmeye hazır olduğunu ve Yunanistan Başbakanı Mitsotakis'in Türkiye'nin eylemlerini provokasyon olarak belgelediği Avrupa Birliği liderliğine bir mektup gönderdiğini söyledi. Kıbrıs Rum Kesimi ayrıca kendisini hatırlattı: Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis, Türkiye'nin tartışmalı raftaki eylemlerinin Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım beklentilerini zayıflattığını söyledi.
submitted by AaronValtzmann to u/AaronValtzmann [link] [comments]


2020.07.29 19:30 haber33 İzmir'de anaokulu öğrencilerinden Afrin'deki Mehmetçiklere mektup

submitted by haber33 to u/haber33 [link] [comments]


Taylan Kaya - Mektup / SÖZLERİYLE - YouTube Berlin den mektup - YouTube Apolas Lermi - Mektup - YouTube Apolas Lermi - Bir Baktım (Video Clip) - YouTube zerrin özer-son mektup - YouTube zülfü livaneli - mektup - YouTube Nilipek. - Son Mektup - YouTube Murat Evgin-Mektup (Pelin Batu ile) - YouTube

Yüksekdağ’dan Schieder’e mektup: Barıştan vazgeçmeyeceğiz

  1. Taylan Kaya - Mektup / SÖZLERİYLE - YouTube
  2. Berlin den mektup - YouTube
  3. Apolas Lermi - Mektup - YouTube
  4. Apolas Lermi - Bir Baktım (Video Clip) - YouTube
  5. zerrin özer-son mektup - YouTube
  6. zülfü livaneli - mektup - YouTube
  7. Nilipek. - Son Mektup - YouTube
  8. Murat Evgin-Mektup (Pelin Batu ile) - YouTube
  9. TUFAN ALTAŞ - MEKTUP YAZARIM MEKTUP - YouTube

zülfü livaneli - mektup Cihan Plakçılık Kasetçilik Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. Taylan Kaya - Mektup / SÖZLERİYLE SOSYAL MEDYA HESAPLARIM instagram: https://www.instagram.com/taylankayamusic Facebook Profil: https://www.facebook.com/1tay... Apolas Lermi'nin Cinan Müzik etiketiyle yayınlanan ''Bir Baktım'' isimli klip çalışması tüm dijital platformlarda . iTunes üzerinden indirin : https://goo.gl... Sonbahar filminden görüntülerle.. Mektup Mektup yazdım acele oku oku hecele Mektup bendendir yarim at koynuna gecele Mektup yazdım sevdama okusun heceleri Ge... Mükemmel bir zerrin özer parçası.. Son mektup parçasını hiç bu kadar içten ve güzel dinlememiştiniz. Lütfen sizde yorum yaparak kanalımıza destek olunuz. 90'... Kanalımıza destek olmak istiyorsanız; Abone olabilir, videoyu beğenebilir veya paylaşabilirsiniz. Müzikle kalın... Sen de çalışmalarını gönder, YouTube kan... İtunes'dan İndir : https://itunes.apple.com/tr/album/bambaska-bir-sehir/id720232501 Konser-organizasyon iletişim : 0216 384 33 34 (Kamer Demirel) Mektup (Söz...